Konum
Anasayfa > Hukuk > İstinaf Mahkemeleri’nin (Bölge Adliye Mahkemeleri) getirdiği yenilikler

İstinaf Mahkemeleri’nin (Bölge Adliye Mahkemeleri) getirdiği yenilikler

İstinaf, genel anlamda (tercih edilen sisteme göre geniş ya da dar şekilde) maddî (vakıa) ve hukukî denetim yapan bir kanun yoludur.

İstinafla birlikte, üçlü bir yargılama sistemi ortaya çıkar:

1) İlk derece yargılaması (Yerel Mahkeme yargılaması – İlk derece mahkemesi)

2) İkinci derece-istinaf (Maddî ve hukukî denetim – Bölge Adliye Mahkemesi)

3) Üçüncü derece- temyiz (Hukukî denetim – Yargıtay)

İstinaf bir temyiz incelemesi değildir. Bu çerçevede:

Her ikisi de kanun yolu olmakla birlikte, temyizle istinafın nitelikleri temelde farklıdır.

Temyizde hukukî denetim yapılır/ yapılmalıdır; istinafta ise, kanunda belirtilen sınırlar ve kurallar çerçevesinde maddî ve hukukî denetim yapılır.

İstinafta yeniden inceleme yapıldığından, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden bir karar verilebilir; temyizde ise, hukukî denetim yapıldığından yeni bir karar verilmeyip, alt derece mahkemesinin kararı bozulur veya onanır. Bu sebeple, istinaf mahkemesi kararlarını bozma ya da onama şeklinde ifade etmek de doğru değildir.

İstinafla birlikte karar düzeltme kaldırılmıştır. Karar düzeltme kaldırıldığından, olağan kanun yolları istinaf ve temyizdir.

İstinaf henüz daha kesinleşmemiş kararlara karşı başvurulan olağan bir kanun yoludur; bu sebeple kesinleşen kararlara karşı başvurulan olağanüstü kanun yolu olan yargılamanın yenilenmesine de benzemez.

İSTİNAF SİSTEMİNE HAKİM OLAN İLKELER

Teksif ilkesi katı şekilde uygulanırsa, istinaf mahkemesi her olayda yargılamayı
tekrarlamayacaktır. Bazı davalarda ise, yargılama baştan sona tekrarlanır.

  • İstinaf mahkemesi, ilk derece mahkemesinin kararını usul ve esas yönünden hukuka uygun bulursa, istinaf talebini esastan reddeder.

  • Yargılamada eksiklik yok ancak kanunun olaya uygulanmasında hata edilmişse ve bu
    durumun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmiyorsa, istinaf mahkemesi, ilk derece mahkemesinin kararını düzelterek esas hakkında karar verir.

  • İstinaf mahkemesinin, miktarı ve değeri belli meblağı geçmeyen davalarda vereceği
    kararları kesindir, bunlar için temyiz yoluna başvurulamaz.

  • İstinaf mahkemesi, yargılama yapılmadan eksikliklerin giderilemediği durumlarda,
    davaya bastan itibaren bakar ve karar verir.

  • İstinaf mahkemesinde bazı işlemlerin yapılması yasaktır. Karşılık davanın açılması,
    ıslah ve davaların birleştirilmesi, davaya katılma, yeni delil ileri sürülmesi mümkün değildir.
    Ayrıca istinaf mahkemeleri için yetki sözleşmesi de yapılamaz.

İSTİNAFA BAŞVURULABİLECEK KARARLAR

İlgili Madde: HMK. 341.madde

“(1) İlk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir.

(2) Miktar veya değeri binbeşyüz Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir.

(3) Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda binbeşyüz Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir.

(4) Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü binbeşyüz Türk Lirasını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz.

(5) İlk derece mahkemelerinin diğer kanunlarda temyiz edilebileceği veya haklarında Yargıtaya başvurulabileceği belirtilmiş olup da bölge adliye mahkemelerinin görev alanına giren dava ve işlere ilişkin nihai kararlarına karşı, bölge adliye mahkemelerine başvurulabilir.”

Kural olarak ilk derece mahkemesince verilen nihaî kararlara karşı istinaf mümkündür.

Malvarlığına ilişkin davalarda, istinafa başvurulabilmesi için kanunda belirtilen miktarın (1.500 TL) dikkate alınması gerekir.

Diğer kanunlarda kanun yoluna (veya kanun değişikliğinden önce istinafa) başvurulabileceği belirtilen kararlara karşı da istinafa başvurulabilir.

Ayrıca, ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz gibi geçici hukukî koruma kararlarına karşı da istinafa başvurulabilir (bkz. HMK m. 391/3, m. 394/5; ayrıca İİK m. 258/III ve 265/V).

Ara kararları kural olarak başlı başına istinaf konusu yapılamaz; ancak asıl hükümle birlikte değerlendirilir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İlgili Maddeler: HMK 342, 352, 353, 355. maddeler

İstinaf kanun yolu basvurusunda bulunan tarafın başvuru sebeplerini ve gerekçesini belirtmesi gerekir.

İstinaf mahkemesi, istinaf incelemesini belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapacağı için, istinaf basvurusunda bulunan tarafın çok dikkatli davranması, dilekçeyi eksiksiz düzenlemesi gerekir. Belirtmediği bir sebebi daha sonra mahkemeye karşı ileri süremeyeceği gibi, hakim tarafından da kendiliğinden dikkate alınmaz. Bunun tek istisnası ise, kamu düzenine aykırılık hallerinde istinaf mahkemesi hakimi, sebepleri kendiliğinden gözetecektir.

Nelerin istinaf sebebi olacağı kanunda açıkça tek tek sayılmamıştır. Yukarıda belirtilen ilgili maddelerden ve istinafın niteliğinden hareketle bu sebepler genel olarak çıkartılabilir.

Kural olarak istinaf yoluna başvurulacak kararlar hakkında, ilk derece mahkemesinin olaylara, delillere, hukukî sebeplere ilişkin değerlendirmesi konusundaki eksilik ve yanlışlıkları istinaf sebebi olabilir.

Yukarıda belirtilen çerçevede, usûl hukukuna veya maddî hukuka ilişkin hatalar istinaf sebebi olarak ileri sürülebilir.

Neler İstinaf Sebebi Olmaz?

Nihaî kararlar (ve kanunda belirtilen diğer kararlar, örneğin ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz hakkındaki kararlar) dışındaki kararlar istinaf sebebi yapılamaz.

Ara kararlar ancak asıl hükme etkisi sebebiyle, ancak asıl hükümle birlikte istinaf sebebi olabilir.

Maddî hataların ilk derece mahkemesinde de düzeltilmesi sebebiyle istinaf konusu yapılması söz konusu olmaz.

Yargılamayı etkilemeyen ve hukukî yararın olmadığı, ilk derece mahkemesi tarafından düzeltilebilecek konular da istinaf sebebi yapılamaz.

İstinaf Sebepleri Nasıl Gösterilmelidir?

Madde m. 342/2-e’de istinafa başvuranın istinaf sebebi ve gerekçesini açıkça belirtmesi aranmıştır.

Bu yerine getirilmemişse, bölge adliye mahkemesi ön incelemede gerekli kararı vermelidir (m. 352).

Bu maddelerden dolayı, kural olarak taraflar istinaf sebeplerini açıkça ve gerekçeli olarak belirtmelidir. Çünkü, m. 355’de belirtilen “kamu düzenine” ilişkin istisna dışında, istinaf incelemesi, belirtilen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılır. BAM’ın re’sen gözeteceği kamu düzenine ilişkin hususları, taraflar daha sonra da sebeplerle bağlı olmadan ileri sürebilirler.

İSTİNAFA BAŞVURU SÜRESİ

İlgili Madde: HMK. 345.madde

İstinaf yoluna başvuru süresi iki haftadır.

Süre, ilk derece mahkemesi ilâmının usûlüne uygun şekilde taraflara tebliği ile başlar. Tebligat vs. konularda ilgili hükümlere uyulur.

Başvuru süresi konusunda özel hükümler varsa bunlar dikkate alınır. (Örneğin İş Mahkemesi kararlarının tefhim ve/ veya tebliğinden itibaren sekiz gün içinde yetkili bölge adliye mahkemesine istinaf başvurusu yapılmalıdır.)

Sürenin kaçırılması halinde, kanunda buna ilişkin imkânlardan (eski hale getirme gibi) yararlanmak mümkündür.

İSTİNAF İÇİN BAŞVURULACAK MAHKEME

İlgili Madde: HMK. 343.madde

İstinaf dilekçesi, kararı veren ilk derece mahkemesine verilir. Bu başvuru, BAM başvuru defterine kaydedilir.

Başvuran taraf, başka bir mahkeme aracılığıyla da (örneğin, bulunduğu yerdeki) başvuruyu yapabilir. Bu durumda dilekçe kaydedilip kararı veren mahkemeye gönderilir.

Başvurunun yapıldığı mahkeme, başvurana bir alındı belgesi verir.

İSTİNAF DİLEKÇESİ, CEVAP VE DİLEKÇENİN REDDİ

İlgili Maddeler: HMK. 342, 344, 346, 347, 348. maddeler

İstinaf Dilekçesinde Neler Olmalıdır?

İstinaf dilekçesinde nelerin bulunması gerektiği, 342. maddede tek tek sayılmıştır. Bunlara uygun bir dilekçe verilmelidir.

İstinaf dilekçesine, karşı taraf sayısı kadar örnek eklenir.

İstinaf Başvurusunda Ödenecek Harç ve Giderler Nelerdir?(m. 344 ; HUMK m. 426D)

İstinaf başvurusu üzerine tebliğ giderleri ile gerekli harç ve giderler yatırılmalıdır (m. 344, c. 1).

İstinaf başvurusunda yatırılacak harçlar konusunda 5235 sy. K m. 52 ile Harçlar K.’nun ilgili hükümlerine eklemeler yapılmıştır. Bu çerçevede HarçK. 1 sy.Tarife A. Mahkeme Harçları başlığı altında bkz.:

Başvuru Harcı için: I-Başvuru harcı, 3 nolu alt bent.

Karar ve İlâm Harcı için: III-Karar ve İlâm Harcı, 1.Nisbî harç, e alt bent ve 2. Maktu harç, c alt bent.

Bu harç ve giderlerin eksikliği halinde nasıl bir işlem yapılacağı, m. 344’de açıkça belirtilmiştir.

İstinaf Dilekçesinin İlk Derece Mahkemesince Reddi (HMK. 346.madde)

İstinaf Dilekçesinin Reddi Halleri (m. 346/1)

Başvuru süresi geçmişse,

İstinafa başvurulamayacak bir karar için başvuru yapılmışsa (karar kesinse),

İstinaf dilekçesinin reddi kararı, tarafın yatırdığı giderlerden karşılanarak kendisine tebliğ edilir.

Bu red kararının da, tebliğinden itibaren bir hafta içinde istinafa başvuru mümkündür. Nasıl istinafa başvurulacağı ve bu konuda ayrıntılar m. 346/II’de belirtilmiştir.

İstinaf Dilekçesine Karşı Cevap ve Dosyanın BAM’a Gönderilmesi(HMK. 347.madde)

İstinaf dilekçesine karşı, diğer taraf, dilekçenin kendisine tebliğinden itibaren iki hafta içinde cevap dilekçesi verebilir (m. 347/1-2).

Cevap dilekçesi, kararı veren veya bu mahkemeye gönderilmek üzere başka bir mahkemeye verilir (m. 347/2).

Dilekçelerin verilmesi tamamlandıktan sonra, mahkeme, dosyayı usûlüne uygun olarak yetkili BAM’a gönderir (m. 347/3).

Gönderilecek BAM’ı tarafların dilekçelerinde belirttiğinden bağımsız olarak, mahkeme doğru şekilde kendiliğinden belirler (m. 343/4). BAM için yetki sözleşmesi yapılamaz (m. 357/2).

Katılma Yolu İle İstinaf (HMK. 348.madde)

İstinaf dilekçesi tebliğ edilen taraf, kendisinin istinafa başvuru hakkı olmasa veya istinaf süresini geçirmiş olsa bile, verdiği cevap dilekçesi ile katılma yoluyla istinafta bulunabilir.

Eğer sadece cevap değil, katılma yoluyla istinaf başvurusu da olursa, ilk istinafa başvuranın iki haftalık cevap süresi hakkı doğar.

İstinaf yoluna başvuran bu başvurusundan feragat eder ve talebi BAM tarafından ön incelemede reddedilirse, katılma yoluyla istinaf talebi de reddedilir.

İSTİNAF YOLUNA BAŞVURUNUN SONUÇ VE ETKİLERİ

İlgili Maddeler: HMK. 349, 350. maddeler

İstinaftan Feragat Edilmesi (HMK. 349.madde)

İstinaftan da feragat mümkündür. Ancak, ilâmın taraflara tebliğinden önce yapılan feragat geçersizdir.

Başvurudan sonra feragat halinde, dosya BAM’a gönderilmez ve başvurunun reddine karar verilir. Dosya BAM’da iken feragat olursa ve henüz karar verilmemişse, BAM feragat nedeniyle başvuruyu reddeder.

İstinafın Kararın İcrasına Etkisi (HMK. 350.madde)

İstinafa başvurulması kural olarak icrayı durdurmaz. Ancak, bu konuda İİK m. 36. maddesi (icranın geri bırakılması) dikkate alınmalıdır. Fakat, nafaka kararları hakkında icranın geri bırakılması olmaz.

Kanunda açıkça belirtilenler ve özel hükümlerde yer alan durumlarda, istinafa başvuru kararın icrasına engel olur; icra için kararın kesinleşmesi beklenir (örneğin, kişiler, aile ve taşınmazın aynına ilişkin kararlar).

İSTİNAF İNCELEMESİ VE YARGILAMASI

ÖN İNCELEME

Ön İncelemenin Kapsamı

İlgili Madde: HMK. 352.madde

Dosya kendisine gönderilen BAM Hukuk Dairesi (HD), esasa girmeden dosya üze-rinden bir ön inceleme yapacaktır.

Ön inceleme sonunda gerekli şartlar varsa, esasa girilecek, yoksa talep ön incelemede gerekli karar verilerek, gerekirse reddedilecektir.

İstinafta ön inceleme temel beş noktada yapılacaktır.

Ön İnceleme Konuları

İncelemenin gönderilen BAM-HD’nin işbölümüne girip girmediği,

Kararın istinafa başvurulacak nitelikte (kesin) bir karar olup olmadığı,

Başvurunun süresinde yapılıp yapılmadığı,

Başvuru şartlarının yerine getirilip getirilmediği (dilekçenin gerekli asgari unsurları taşıması veya harç ve giderlerin yatırılması vb.),

İstinaf sebep ve gerekçesinin gösterilip gösterilmediğidir (ancak burada m. 342/3 ve 355).

Esastan İnceleme

Esastan İncelemenin Kapsamı ve Yargılama

İlgili Maddeler: HMK. 354, 355, 360. maddeler

İncelemenin Yürütülüş Şekli (HMK. 354.madde)

İnceleme, davanın özelliğine göre heyetçe veya görevlendirilecek üye tarafından yapılır (m. 354/1). Buna, ilgili HD karar verecektir.

İstinaf incelemesi yapan BAM-HD, inceleme sırasında gerekli hallerde başka yerdeki işlemler için, diğer bir BAM ya da ilk derece mahkemesinden yardım talep edilebilir (istinabe) (m. 354/2).

Esastan İncelemenin Kapsamı ve Yargılama

İncelemede Uygulanacak Yargılama Usûlü (HMK. 360.madde)

Bölge adliye mahkemesi esastan incelemesini yaparken, yani tahkikat aşamasında, istinaf incelemesi ile ilgili özel hüküm bulunmayan hallerde, ilk derece mahkemesinde uygulanan yargılama usûlünü uygulayacaktır (m. 360).

Bu çerçevede ilk derece mahkemesinde hangi yargılama usûlü uygulanmışsa (örneğin, yazılı yargılama usûlü), ona uygun yargılama yürütülmeli, ancak kanunda istinaf için öngörülmüş hükümler mutlaka dikkate alınmalıdır.

İncelemenin Kapsamı (HMK. 355.madde)

İnceleme kural olarak istinaf başvurusundaki sebeplere bağlı olarak yapılır.

Kamu düzenine aykırılık halleri mevcutsa, BAM bunu kendiliğinden gözeterek inceleme konusu yapar.

İncelemenin kapsamı bakımından önemli olan kamu düzenine aykırılık için mutlak bir çerçeve çizmek mümkün değildir. Ancak, bugüne kadar doktrindeki görüşler ve özellikle Yargıtay kararlarındaki, bu konuyla ilgili hususlara dikkat edilmelidir.

Duruşma Yapılmadan Karar Verilebilecek Haller

İlgili Madde: HMK. 353.madde

BAM incelemesini bazı hallerde duruşma yapmadan da gerçekleştirebilir. Kanunda duruşma yapılmadan karar verilecek haller belirtilmiştir. Bu haller dışında kural olarak duruşma yapılacaktır.

Duruşma yapılmadan karar verilebilecek haller, esasen ilk derece mahkemesinin açık ve yeniden duruşma yapılmasına ihtiyaç duyulmayan hatalı karar vermesi halleridir. Böylece ilk derece mahkemelerinin daha titiz çalışmaları da sağlanmış olacaktır.

Duruşma yapılmadan karar verilebilecek hallerin bir kısmı usûle, bir kısmı ise (sınırlı olarak) esasa ilişkindir.

Esasa Girmeden Duruşmasız İnceleme (HMK. 355/1-a. madde)

Burada 6 durum tek tek belirtilmiştir. Burada belirtilen durumlar usûlî meselelerdir. Özellikle 6. bende dikkat edilmelidir. Burada, delillerin hiç toplanmaması ya da hiç değerlendirilmemesi söz konusudur. Bunun dışındaki delillere ilişkin hususlarda duruşma yapılmalıdır (örneğin, delil değerlendirilmekle birlikte, yanlış değerlendirilmişse; deliller konusunda eksik değerlendirme söz konusu ise).

Bu hallerden biri gerçekleştiğinde, BAM işin esasına girip yeni bir yargılama yapmadan, ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak dosyanın davanın yeniden görülmesi için;

Kararı veren ilk derece mahkemesine veya

Kendi yargı çevresindeki başka bir mahkemeye veya

İlgili görevli ya da yetkili mahkemeye,

gönderilmesine kesin olarak karar verir.

Esasla İlgili Duruşmasız İnceleme (HMK. 355/1-b. madde)

Burada 3 durum belirtilmiştir. Burada çok dikkatli davranarak, sınır belirlenmelidir. Gerçekten duruşmasız olarak, dosya üzerinden inceleme yapılabiliyor ya da eksiklik duruşmasız tamamlanarak karar verilebiliyorsa, duruşma yapılmamalı, aksi halde duruşma yapılmalıdır. Kamu düzenine ilişkin hususlara da ayrıca dikkat edilmelidir.

Bu hallere bakıldığında;

Mahkeme kararında hiçbir eksiklik veya yanlışlık yoksa ve bu tamamen dosyadan anlaşılıyorsa, başvuru duruşmasız reddedilmelidir.

Yargılamada hata olmamakla birlikte, hukukî değerlendirme hatası ya da gerekçede hata olup, bunun da düzeltilmesi için duruşmaya ihtiyaç yoksa, düzelterek dosya üzerinden yeni bir karar verilir.

Yargılamadaki eksiklik duruşmasız tamamlanacak nitelikteyse (örneğin sadece yazılı bir belge başka yerden getirtilecek ve duruşmasız incelenecek nitelikteyse), bu eksilik tamamlanıp duruşmasız karar verilebilir.

Duruşma Yapılması

İlgili Maddeler: HMK. 356,358. maddeler

Yargılamada Kural Duruşma Yapılmasıdır (HMK. 356.madde)

Kanunda belirtilen istisnalar dışında (ki onun da sınırlarına çok dikkat edilmelidir) mutlaka duruşma yapılmalıdır. Aksi halde bozma sebebi ve adil yargılanma ihlali sayılır.

İstinafın yeniden yargılamayı da içinde barındırdığı düşünüldüğünde, tahkikatta asıl olan duruşma yapılmasıdır. Bu, yargılamada doğrudanlık, sözlülük ilkeleri ile hukukî dinlenilme hakkı ve adil yargılanma hakkı ile ilgili bir husustur.

Duruşma İle İlgili İşlemler (HMK. 358.madde)

Taraflara duruşma günü davetiyeyle bildirilir.

Duruşma davetiyesinde, taraflara duruşmada hazır bulunmadıklarında sonuçları da ihtar edilir ve ayrıca başvurandan gerekli avansı yatırması istenir.

Başvuran, kabul edilebilir bir mazeretle duruşmaya gelmezse, yeni bir duruşma günü kendisine bildirilir.

Başvuran, mazeretsiz olarak duruşmalara gelmez ya da ilgili giderleri yatırmazsa, bu durumda;

Eğer dosyanın mevcut haliyle inceleme yapılıp karar verilebiliyorsa (Dikkat: burada dosyanın işlemden kaldırılması uygulanmaz) karar verilir.

Eğer, tahkikat yapılmadan karar verilemiyorsa, başvuru reddedilir.

İSTİNAF YARGILAMASINDA YAPILAMAYACAK İŞLER

İstinaf Yargılamasında Tahkikatın Sınırlanması Sebepleri

İstinaf yargılamasında, temyizden farklı olarak yeni yargılama yapılmaktadır; ancak bu ilk derecedeki yargılamanın aynısı ve tekrarı değildir.

Hukukumuzda dar istinaf sistemi kabul edildiğinden, ilk derecedekine tamamen paralel yeni bir yargılama düşünülmemiştir.

Yargılamanın gereksiz uzamaması için bazı sınırlamalar getirilmiştir.

İlk derece mahkemesinin ve ilk derecede tarafların gerekli özeni göstermesi amaçlanmıştır.

Sınırlamalar, istinaf yargılamasının genel çerçevesi ve bu konudaki hükümler dikkate alınarak değerlendirilmelidir.

Yapılamayacak İşler

İlgili Madde: HMK. 357.madde

İstinafta yapılamayacak işler, sınırlı olarak sayılmıştır. Bunlar:

1) Yeni Vakıaların İleri Sürülememesi

Kural : Karşı tarafın muvafakatı ya da ıslahla olsa da yeni vakıa ileri sürülemez. Yasak bu açıdan mutlaktır.

Temel İstisnalar:

Kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı dava ve işlerde bu yasak uygulanmaz.

Kamu düzeni ile ilgili hususlar bu yasağın dışındadır.

İlk derecede mevcut olmayıp, tarafın kusuru olma-dan bilinemeyen, daha sonra istinaf aşamasından ortaya çıkan vakıalar bu yasağın dışındadır. Ancak bu konuda dikkatli olunmalı, durum iyi araştırılmalıdır.

2) Talep Sonucunun Genişletilememesi ve Değiştirilememesi

Kural: Bu yasak da karşı tarafın muvafakatı ve ıslahla aşılamaz. Daha önce ileri sürülen talep değiştirilemez ve artırılamaz.

Temel İstisnalar:

Hâkimin talepten başka şeye karar vereceği hallerde taleple bağlı olmadan karar verilebilir.

Talebin artırılması söz konusu olmasa da azaltılması mümkündür.

3) Islah Yapılamaması

İstinafta, yeni vakıa ileri sürülemediğinden, talep sonucu genişletilip değiştirilemediğinden ve bu konudaki yasaklar mutlak olduğundan, bunların istisnası olan ıslah da mümkün değildir.

4) Karşı Dava Açılamaması

İstinaf, incelemesi ilk derece yargılamasında açılmış ve karara bağlanmış dava ile sınırlı tutulmuştur. Hukukumuzda, dar istinaf sisteminin kabul edilmesi sebebiyle, ilk derecede görülmemiş bir dava istinafta da yeni bir dava olarak açılıp incele-nemeyecektir.

5) Davaya Müdahalede Bulunulamaması

İlk derecede müdahale talebinde bulunulmamış ve müdahil olunmamışsa, istinafta da müdahale talep edilemez.

6) Davaların Birleştirilememesi

Kural: İlk derecede birleştirilmemiş davaların, kural olarak istinafta da birleştirilmesi istenemez.

Temel İstisna:

Bu konudaki temel istisna m. 166/1’dir. Buna göre:

Aynı BAM’da farklı HD’de bulunsa da,bağlantı varsa davalar birleştirilebilir; farklı BAM’de görülen davalar, bağlantı olsa da birleştirilemez.

Birleştirme, talep üzerine veya HD tarafından kendiliğinden gerçekleştirilir.

Eğer aynı yerdeki BAM’ın farklı HD’de bulunan bağlantılı davalar söz konusu ise, uyuşmazlığı doğuran asıl hukukî ilişki esas alınarak ilgili HD tespit edilmelidir.

7) Yeni Delillere Dayanılamaması

Kural: İlk derecede ileri sürülmemiş deliller, istinafta da ileri sürülemez ve kullanılamaz. Ancak, bu yasağın oldukça önemli istisnaları mevcuttur.

Temel İstisnalar (m. 357/3):

İlk derece mahkemesinde usûlüne uygun olarak gösterildiği halde incelemeden reddedilen delillere istinafta dayanılabilir.

Mücbir sebeple daha önce gösterilmesine olanak bulunmayan delillere istinafta dayanılabilir.

Bu istisnalar konusunda dikkatli olmak, tarafın bir kusurunun olmadığı istisnaî halleri iyi tespit etmek, ancak bu haller mevcutsa da yeni delili kabul etmek gerekir; aksinin kabulü adil yargılanma ve hukukî dinlenilme hakkına aykırı olur.

İSTİNAF YARGILAMASINDA VERİLECEK KARARLAR

İstinaf Yargılamasında Verilecek Kararlar Hakkında Genel Bilgi

Kanunda BAM tarafından verilecek kararlarla ilgili hükümler bulunmakla birlikte, kararların niteliği ve ne şekilde verileceği, türleri tam olarak belirtilmemiştir.

İstinaf mahkemesinde de yargılama yürütülürken ara kararları ve yargı-lama sonunda nihaî kararlar verilir. Ayrıca duruma göre, istinaf aşamasında da geçici hukukî koruma kararı verilebilir. Zira, aksine hüküm olmadıkça ilk derecedeki yargılama usûlü, istinafta da geçerlidir.

İstinafta verilen kararlar, temyizdeki kararlar gibi değildir. Yani onama veya bozma şeklinde kategorize edilemez. Zira, yeniden yargılama yapılması, ilk derece mahkemesi yerine geçerek karar verilmesi, hukukî denetim dışında maddî vakıa denetimi de söz konusudur. Bu sebeple, “onama” ya da “bozma” şeklindeki kararlar istinafa uygun değildir.!!!

İstinaftaki kararlar ilk derecedeki ile de ayniyet göstermez. İstinaf sonunda başvuru haklı bulunmazsa, “..istinaf başvurusunun reddine…”; istinaf başvurusu haklı bulunursa, kural olarak “…ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak…” denildikten sonra, gerekli karar formüle edilmelidir. Örneğin, “…ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak, davanın kabulüne…” veya “…davanın reddine…” denilebilir.

İSTİNAFTA KARARIN VERİLMESİ VE İÇERİĞİ

İstinaf Mahkemesi Kararının Verilmesi

İstinaf mahkemesinde kararın nasıl verileceği, Kanunda tam olarak belirtilmemiştir. Ancak, m. 360’ın atfı sebebiyle, m. 294 burada da uygulanacaktır.

Temyiz süresi tebliğle başladığından, karar tebliğ edilmelidir (m. 361/1). Ancak, sadece hüküm fıkrası tefhim edilmişse, gerekçeli karar bir ay içinde yazılmalıdır (m. 294/4; 381/III). İstinafla birlikte yeni bir dönemin başladığı ve ilk derece mahkemesi kararının yerine geçecek nitelikte bir karar verildiği için, gerekçelerde, formül veya görünüşte gerekçeler yazılmamalı, açık, somut, tam gerekçeler yazılarak içtihat oluşumuna katkı sağlanmalı, üst mahkeme niteliğine uygun davranılmalıdır.

İstinaf mahkemesi toplu mahkeme olduğundan toplu mahkemelere ilişkin hükümlerle (m. 295-298; HUMK m. 382-387), 5235 sy.K.’daki bu konuya ilişkin hükümler karar verilirken dikkate alınmalıdır (5235 sy.K m. 39, 46).

İstinaf Mahkemesi Kararının İçeriği

İlgili Madde: HMK. 359.madde

İstinaf yargılaması sonunda verilecek kararda nelerin yer alması gerektiği m. 359’da 9 bent halinde sayılmıştır.

Hüküm sonucu kısmında, istem sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç veya tanınan hakların, tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gereklidir (m. 359/2).

İstinaf mahkemesinin hükmü açık değilse, anlaşılmıyorsa veya çelişkili fıkralar içeriyorsa, hükmün tavzihi istenebilir. Tavzih hükümleri arasında, tarafların isim, sıfat ve ileri sürdükleri talep sonucu ile ilgili hataların ve hesap hatalarının, tarafların dinlenmesinden sonra mahkeme tarafından düzeltilebileceği de kabul edilmiştir (m. 304). Ayrıca, açık olan yazı ve hesap hatalarının da bölge adliye mahkemesince düzeltilmesi mümkündür (m. 183).

İSTİNAF BAŞVURUSUNUN HAKLI OLMASI HALİNDE VERİLECEK KARARLAR

İstinaf başvurusu haklıysa, ne tür karar verilebileceği çok açık değildir. Ancak, kanundaki düzenleniş şekli ve istinafın özellikleri çerçevesinde şu karar türleri ortaya çıkmaktadır:

İlk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, gönderme kararı verilmesi: BAM, aynı mahkemeye ya da başka bir ilk derece mahkemesi ya da BAM’a gönderme kararı verir (m. 353/1-a). Burada daha çok usûlî meseleler söz konusudur.

İlk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın kısmen ya da tamamen kabulü kararı verilmesi: Bu kararın verilmesi için, işin esasına girilmiş olmalıdır. Bu ihtimalde, ilk derece mahkemesi davanın reddi kararı vermiştir; BAM bu kararı haksız bularak, kararı kaldırır, yargılama yapıp esastan kısmen veya tamamen kabul kararı vermektedir.

İlk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi: İlk derece mahkemesi, davanın kısmen ya da tamamen kabulüne karar vermiştir; BAM bu kararı haksız bularak, kaldırır, yargılama yapıp esastan red kararı vermektedir.

İlk derece mahkemesi kararının kaldırılarak düzeltilmesi: Başvuru haklıdır, ancak ilk derece mahkemesi kararının tamamen kaldırılmasına ve yeni bir karara gerek yoktur, başvuru kabul edilir ve ilk derece mahkemesi düzeltilmekle yetinilir. Örneğin, yazı ve hesap hataları böyledir.

İSTİNAF BAŞVURUSUNUN HAKSIZ OLMASI HALİNDE VERİLECEK KARARLAR

İlgili Maddeler: HMK. 353/1-b-1 ve 352, ayrıca 351. maddeler

İstinaf başvurusu haksızsa, istinaf başvurusu reddedilir. Bu haller:

İlk derece mahkemesinin kararı usûl ve esas yönünden hiçbir eksiklik ya da hata içermiyorsa (m. 353/1-b-1),

İstinaf başvurusu süresinde değilse, istinafa başvurulamayacak bir karar söz konusu ise, başvuru şartları yerine getirilmemiş veya başvuru sebepleri ile gerekçesi gösterilmemişse (m. 352). Esasen bu haller ön incelemede dikkate alınması gereken hallerdir.

İstinaf başvurusu kötüniyetle yapılmışsa, ayrıca m. 329’daki yaptırım da uygulanır (m. 351)

İSTİNAF BAŞVURUSUNUN HAKLI VEYA HAKSIZ OLMASI DIŞINDA VERİLECEK KARARLAR

İstinaf aşamasında, tarafların davadan feragati, kabulü ya da sulh veya uzlaşması (m. 307-315) söz konusu olabilir. Bunların dışında dava konusuz (ifa, ortadan kalkma vs.) kalabilir.

Bu durumların istinaf aşamasında ortaya çıkması halinde, nasıl karar verilebileceği düzenlenmemiştir. Ancak, ilk derecede verilen kararlara benzer kararlar verilebilir.

Bu durumlar ortaya çıkarsa, ilk derece mahkemesi kararı geçerliliğini yitirmiş olacağından (gerek istinafa başvurulmuş olması gerekse yeni durumun ortaya çıkması sebebiyle), ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek, bu durumların niteliğine uygun yeni bir karar verilmelidir.

İSTİNAFTA GEÇİCİ HUKUKÎ KORUMA KARARI VERİLMESİ VE GEÇİCİ HUKUKÎ KORUMA KARARLARININ DENETİMİ

İstinafta Geçici Hukukî Koruma Kararı Verilmesi

Bu konunda bir açıklık yoktur öncelikle m. 360 hükmünden hareketle, daha önce ilk derecede istenmemiş ya da karar verilmemiş olsa dahi istinaf aşamasında da ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz şeklinde geçici hukukî koruma kararları verilebilir.

Bu tür kararlar, ilk derecedeki usûl ve kurallarla, istinafın genel çerçevesi dikkate alınarak verilmelidir.

İlk Derecede Verilen Geçici Hukukî Koruma Kararlarının istinafta Denetimi

İlk derecede verilmiş olan ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz şeklindeki geçici hukukî koruma kararlarına karşı da istinafa başvurulabilir (bkz. HMK m. 391/3, m. 394/5; ayrıca İİK m. 258/III ve 265/V).

TEMYİZ VE TEMYİZ SONRASI AŞAMA

İSTİNAFTAN SONRA TEMYİZ İNCELEMESİ

İlgili Maddeler: HMK. 361-373. maddeler

Temyiz Yolu Kapalıysa: BAM kararı temyiz edilemiyorsa (m. 362), BAM kararına göre işlem yapılır; ilgili mahkemeye dosya gider ve gerekli karar verilir.

Temyiz Yolu Açıksa: BAM kararının tebliğinden itibaren bir ay içinde temyiz yoluna başvurulabilir (m. 361; m. 363-365). Bu durumda, iki ihtimal ortaya çıkar:

Dosyanın Yargıtay’a Gönderilmesi:

Temyiz süresindeyse,

Temyizi mümkün bir kararsa ve

Gerekli harç ve giderler ödenmişse,

dosya Yargıtay’a gönderilir.

Temyiz Talebinin Reddi:

Yukarıdaki hususlar eksikse, temyiz talebi reddedilir; harç eksikse bir haftalık ek süre verilir. Bu red kararlarına karşı da tebliğinden itibaren bir hafta içinde temyiz mümkündür.

Temyiz İncelemesi ve Kararı

Ön İnceleme: Yargıtay HD, BAM’ın yaptığına benzer şekil ve sebeplerle, ön inceleme yapar ve bu konuda ön incelemede gerekli kararı verir (m. 366).

Asıl İnceleme: Yargıtay, tarafların sebepleri ile bağlı olmadan m. 366-369’daki hükümlere göre, BAM kararlarının temyiz incelemesini yaparak bir karar verir.

Temyizde üç şekilde karar verilebilir:

Onama (m. 370)

Bozma (m. 371)

Düzelterek Onama (m. 370/2)

TEMYİZDEN SONRA İZLENECEK YOL

İlgili Madde: HMK. 373.madde

Bozma Üzerine Yapılacak İşlemler

Bozma kararı, BAM’ın istinaf başvurusu esastan reddine ilişkin kararı hakkındaysa (yani, BAM ilk derece mahkemesi kararı doğru olduğu için, istinaf başvurusunu reddetmişse), BAM kararı kaldırılarak, dosya, kararı veren ilk derece veya uygun görülecek diğer bir ilk derece mahkemesine, kararın bir örneği BAM’a gönderilir.

Bozma kararı, BAM’ın düzelterek yeniden veya yeniden esas hakkında verdiği karara ilişkinse, dosya kararı veren BAM veya uygun görülen diğer bir BAM’a gönderilir.

BAM veya İlk Derece Mahkemesinin Kararı

Bu durumda bozma üzerine dosya kendisine gönderilen BAM veya ilk derece mahkemesi bozmaya uyma veya direnme kararı verebilir.

Uyma Kararı: Uyma kararı çerçevesinde yeni bir karar verildiğinde (BAM veya ilk derecede), bu yeni karara karşı da temyiz mümkündür (m. 373/3). Burada önemli olan,uymadan sonra ilk derece mahkemesi kararlarına karşı artık istinaf değil, temyiz olmasıdır (m. 373/4).

Direnme Kararı: BAM veya ilk derece mahkemesi kararda direnebilir. Direnme kararlarının temyiz incelemesi Hukuk Genel Kurulu tarafından yapılır ve bu karar kesindir (m. 373/5, 6).

Erkan ÖZ
Avukat Erkan ÖZ - ÖZ Avukatlık Ofisi 05325139918 - erkanoz07@gmail.com Bahçelievler Mah. 5006 Sok. No:1 K:2 D:3 Manavgat / Antalya
https://www.erkanoz.com

Sizin görüşünüz nedir?

Top